27-Mehmet Ramazan Aydemir

MAZLUMDER Cezaevi Komisyonu tarafından gerçekleştirilen “Cezaevi Söyleşileri”nin 27. si, 07.02.2014 tarihinde eski mahpus Mehmet Ramazan Aydemir’in katılımı ile gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını yapan MAZLUMDER Cezaevi Komisyonu Başkanı Av. Kaya Kartal, kısa bir giriş yaptıktan sonra sözü Mehmet Ramazan Aydemir’e bıraktı.

“Müminin mümine tebessümü sadakadır. Müslüman mahpuslara dışarıdan gelen bir selam da sadakadır.”  Sözlerine bu cümle ile başlayan Aydemir, müslüman mahpuslar için unutulmamış olmanın ve hatırlanmanın önemine vurgu yaparak kendi cezaevi sürecini aktarmaya başladı. 2000 yılı Şubat ayı başında, 28 Şubat sürecinin etkisi ile Gebze’de “Hizbullah Operasyonu” adı altında 60’a yakın müslümanın Gebze Terörle Mücadele Şubesi tarafından gözaltına alındığını  ifade eden Aydemir, bu operasyonda kendisinin de gözaltına alındığını belirterek, 9 gün boyunca  gözaltında tutulduklarını dile getirdi. Gebze Terörle Mücadele Şubesinde 9 gün boyunca hukuktan, adaletten, insanlıktan uzak bir şekilde gözaltında tutulduklarını ifade eden Aydemir, orda iken hiçkimsenin, ailelerin, hatta avukatların dahi kendileri ile görüştürülmesine izin verilmediğini belirtti. Yapılan türlü işkencelerle birlikte kendilerine zorla, gözleri kapalı şekilde ifade tutanağı imzalattırıldığını dile getiren Aydemir, Camiilerde Kur’an Öğretmek ve Evlerde Siyer Dersi yapmış olmalarının, soruşturma dosyalarında örgütsel faaliyet olarak gösterildiğini ifade etti.

Gözaltı süreci bitimi ile birlikte savcılık huzurunda göstermelik bir ifade işlemi yapıldığını, ardında mahkemeye çıkarıldıklarını belirten Aydemir, mahkeme hakiminin dosyanın kapağını bile açmadan tutuklama kararı verdiğini ifade etti. Bu tutuklama kararı ile birlikte yaklaşık 15 gün Kocaeli’de tutulup, ardından yaklaşık 6 Ay Eskişehir cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildiklerini belirten Aydemir, 2003 yılında yurtdışına çıktığını ve yaklaşık 5 yıl gurbet hayatı yaşadığını ifade etti. 2008 yılında Türkiye’ye geri döndüğünü belirten Aydemir, bu dönem tutuksuz olarak yargılamanın devam ettiğini ve 2011 yılında mahkeme kararının kesinleşmesi ile tekrar cezaevine girdiğini dile getirdi. Yaklaşık 3 yıl 2 ay Kandıra F Tipi cezaevine tutularak 2 ay önce tahliye edildiğini ifade eden Aydemir, tek kişilik ve üç kişilik hücre tipi cezaevi sistemi olan F Tipi cezaevleri hakkında bilgi verdi.

Müslüman mahpusların “sağ terör” adı altında cezaevinde tutulduğunu belirten Aydemir, tek kişilik hücrelerde ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü mahpusların tutulduğunu ve bu mahpusların çok daha ağır şartlarda yaşadığını dile getirdi. Cezaevi fiziksel şartları ve uygulamalar sebebi ile mahpusların birçok problemle muhatap kaldığını belirten Aydemir, ziyaretlerde yaşanan zorluklarla da ailelerin de cezalandırıldığını ve yıpratıldığını ifade etti. Özellikle evlilik hayatı açısından yaşanan sıkıntılar sebebi ile birçok  mahpusun eşinden boşandığını ve aile bağlarının koparıldığını dile getiren Aydemir, mahpuslarla birlikte eşlerin, anne babaların, çocukların da cezalandırıldığını ve özel hayatların parçalandığını ifade etti. Maddi olarak da mahpuslardan, en temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak kadar zor durumda olan insanların bulunduğunu belirten Aydemir, bu durumun da ayrı bir zorluk olduğunu dile getirdi.

Müslüman mahpuslar açısından son derece programlı bir cezaevi süreci olduğunu belirten Aydemir, tefekkür, eğitim ve genel manevi yaşamın cezaevlerinde dış hayata göre çok daha canlı ve güçlü olduğunu dile getirdi.

Müslüman mahpuslar için bir selam, bir mektup, bir ziyaretin ne kadar önemli ve kıymetli olduğunu açıklayan Aydemir, müslüman camianın cezaevlerinde tutulan müsiüman mahpuslara sahip çıkabilmesi açısından tüm gayretin gösterilmesi gerektiğini vurguladı. “Müslüman mahpuslar inançları ve imanları sebebi ile cezaevlerinde tutuluyor. Müminin mümine tebessümü nasıl ki sadaka ise dışarıdaki müslümanların da cezaevlerindeki müslüman kardeşlerine yazacağı tek bir mektup, göndereceği tek bir selam da çok kıymetli bir sadakadır. Müslüman mahpuslara sahip çıkabilmek, onlara varlığımızı hatırlatmak, inançları sebebi ile bedel ödeyen bu kardeşlerimize karşı en buyük sorumluluklarımızdandır.” Sözlerini bu açıklama ile bitiren Aydemir, proğramın kapanış bölümünde katılımcıların sorularını cevaplandırarak proğramı sonlandırdı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s