7- Kamile Şahin

Kamile Şahin: “Yaşadıklarımızın sadece filmlerde görülebilecek şeyler olduğunu sanıyorduk”

Eşi, Uğur Mumcu suikastı iddiasıyla haksız yere 5 buçuk yıl hapis yatan Kamile Şahin, bir gece evlerine yapılan baskınla başlayan ve sadece eşini değil kendisini, ailesini, çocuklarını ve çevresini de derinden etkileyen süreci anlattı.

MAZLUMDER Cezaevleri Çalışma Grubu tarafından organize edilen Cezaevi Söyleşileri’nin 7.’sine “Umut Operasyonu” kapsamında tutuklanıp 5 buçuk yıl hapis yatmış olan Mehmet Şahin’in eşi Kamile Şahin konuk oldu.

MAZLUMDER İstanbul Şube Başkan Yardımcısı ve Cezaevleri Çalışma Grubu Başkanı Av. Kaya Kartal’ın açılış konuşması ile başlayan programda Kartal öncelikle Cezaevleri Çalışma Grubu olarak bugüne kadar yaptıkları çalışmalardan bahsetti. Türkiye’de cezaevlerindeki mahpuslara karşı duyarlı olunmadığını söyleyen Kartal, “Birçok kişi cezaevindeki herkes kesin suçluymuş gibi, oralarda zulüm gören hiçbir kimse kalmamış gibi düşünüyor.” dedi.

Daha sonra Kamile Şahin’in MAZLUMDER’e hem geçmişteki desteklerinden hem de bugün yaptıkları çalışmalardan dolayı teşekkür ederek başladığı konuşmasında, 5 Mayıs 2000 tarihinde 50 kadar silahlı, çelik yelekli polisin gece yarısından sonra evlerine geldiği günü şöyle anlattı: “Kapıyı kırarcasına çalıyorlardı. Eşim açar açmaz onu yere yatırıp başına silahları dayadılar. Onu ve hatta o sıra şehir dışından evimize misafirliğe gelen tanıdığımızı da götürdüler. Bizi ise 2 gün evimizde kalarak kontrol altında tuttular. Dışarı çıkmamız, eve birisinin gelmesi, polisler olmadan diğer odalara gitmem, cama yaklaşmamız yasaktı. Çocukları en azından markete götürüp hava aldırmak istediğimde ise bir polis izin vermediği gibi oğlumun yanında ‘Dua et ki oğlun küçük, yoksa onu da alırdık’ dedi. Niçin geldiklerini, eşimi neden götürdüklerini bile bilmiyorduk. 2 çocuğum da küçüktü, bu olaydan dolayı oğlumun psikolojisi bozuldu. Okulda arkadaşları senin baban katil mi? diye soruyorlardı. Oğlum uzun süre ilaç kullanmak zorunda kaldı. 2 gün sonra gittiler ama eşimden haber alamıyorduk. Televizyonu açtık belki bir haber alırız diye. ‘Katiller nihayet yakalandı’ haberinde eşimi görünce ne ile suçlandığını ve Ankara’ya götürüldüğünü öğrendik. Bu haberlerden sonra basın, tutuklananların eşlerini, ailelerini de rahat bırakmıyordu. Biz de basın toplantısı yapmıştık. Ondan sonra basında benim fotoğrafımla ama bana ait olmayan ‘Eşimin bu işlerle ilgisi olduğunu bilmiyordum, bilseydim onunla evlenmezdim’ gibi ifadelerle yalan haber yaptılar”.

Yaşadıklarının sadece filmlerde yaşanabilecek şeyler olduğunu ifade eden Kamile Şahin, “1 gecede bütün hayatımız değişti. Eşim bir gün öncesinde sıradan bir insanken bir gün sonra mahkeme başkanının beyanıyla Türkiye’nin en önemli davasının sanığı yapıldı.” dedi. Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Uğur Mumcu ve daha birçok faili meçhul cinayeti işleyen kişiler oldukları iddiasıyla eşiyle birlikte suçlananlardan bazılarının eşlerinin de gözaltına alındığını söyleyen Şahin, “Kendilerine yapılan işkencelerin eşlerine de yapılmasından korkanlar önlerine ne gelirse imzaladılar. Bu isimler önce idama çarptırıldı, idam cezası kalkınca da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldılar” dedi.

Kamile Şahin konuşmasının devamında kendilerine tüm bu yaşatılanların Müslümanları bastırmak, sindirmek için yapıldığını, ancak eşi ve diğer İslami mücadelesine devam edenlerin buna direndiklerini ve çalışmalarına devam ettiklerini, geçtiğimiz haftalarda da Umut Davası kapsamında yeniden hapis cezası aldıklarını söyledi.

Söyleşide cezaevi ziyaretleri sırasında yaşadıkları sorunlardan da bahseden Kamile Şahin, Mehmet Şahin’in ilk koyulduğu cezaevinde sadece siyasi ya da mafya örgüt liderlerinin kaldığını, çok güvenlikli bir cezaevi olduğunu, içeri girmenin ve eşiyle görüşmenin her defasında bir eziyete dönüştüğünü belirterek “Çocukları da beni de soğukta dışarıda bekletiyor, sonra yine soğuk ortamlarda üstümüzdekileri çıkarttırıp arama yapıyorlardı. İçeri parmak izimizi algılayan bir alete parmak basarak girebiliyor ve çıkabiliyorduk. Bir defasında neden olduğunu anlamadığımız bir şekilde çıkarken makine kızımın parmak izini tanımadı. Bizi tanımalarına rağmen saatlerce beklettiler, sonra savcı geldi ve zabıt tutup öyle bıraktılar. Bırakırken de ‘Dua edin ki bu cezaevinde hiç kadın mahkum yok, yoksa hayatta çıkamazdı’ dediler” dedi.

Kamile Şahin, Umut Operasyonu öncesinde zaten bir senaryonun hazırlandığını, ne yaparlarsa yapsınlar, ne delil sunarlarsa sunsunlar hiçbir şeyin değişmeyeceğini bildiklerini ifade ederek bu olayın kendilerinden götürdüğü şeyler olduğu gibi katkılarının da olduğunun altını çizdi: “Allah insana bir bela verdiğinde mutlaka bunun bir sebebi vardır. Bu olay bize güçlü olmayı, bazı şeylerin üstesinden gelebileceğimizi gösterdi. Ben birçok şeyi tek başıma yapmayı öğrendim. Eşimin spor salonu vardı ve benle kızım idare etmek zorunda kaldık. Bütün müşterilerimizi kaybetmiştik. Toparlanabilmek için tek başımıza mücadele verdik. Sadece maddi değil, manevi desteğe de çok ihtiyacımız olan günlerdi ama insanlar eşimle aynı akıbete uğramaktan korktukları için bizden uzak durdular”.

Söyleşi ile ilgili linke buradan ulaşabilirsiniz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s