18- Abdulkadir Turan

Abdulkadir Turan: “F tipinde her yer ‘siz suçlusunuz!’ diyor. Her ayrıntı adeta bunu hatırlatmak için tasarlanmış.”

MAZLUMDER Cezaevi Komisyonu tarafından düzenlenen Cezaevi Söyleşilerinin 18.’sine Abdulkadir Turan konuk oldu.

Programın açılışını yapan MAZLUMDER Cezaevi Komisyonu Başkanı Av. Kaya Kartal konuşmasında cezaevleriyle alakalı hala en büyük sorunun ilgisizlik olduğunu belirtti. En son Noel Baba Operasyonunda mağdur olan Yakup Köse ve arkadaşlarının, Yargıtay’ın kararı hukuksuz bir şekilde onaması üzerine 7 ila 11 yıl arasında değişen sürelerde hapis yatacaklarını hatırlatan Kartal, buna rağmen İslami camianın cezaevi olgusuna gereken ilgiyi göstermekten uzak olduğunu belirtti. Kartal’ın konuşmasının ardından sözü Abdülkadir Turan aldı.

“Müslümanlar bu ülkede niçin cezaevleriyle muhatap olmaktadır? Bu gerçekten sorgulanmalıdır.”

Konuşmasına MAZLUMDER’e teşekkür ederek başlayan Abdulkadir Turan, MAZLUMDER avukatlarının Kandıra F Tipi Cezaevi’nde kendisini ziyarete geldiğini ifade ederek MAZLUMDER’in Cezaevi meselesini öncelemesiyle bu alanda büyük bir boşluğun doldurulduğunu ve her kesimin bu faaliyetleri desteklemesi gerektiğini belirtti. Mağduriyetlerin, hak-batıl mücadelesinin hiç bitmeyeceğini söyleyen Turan, bu nedenle insan hakları kurumlarının varlığının çok önemli olduğunu vurguladı.

Müslümanların niçin bu ülkede cezaeviyle sürekli muhatap olduğunun sorgulanması gerektiğini belirten Turan, kendisinin bununla ilgili bazı yorumlarda bulunabileceğini ifade ettikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu topraklar yüzyıllardır İslam’ın öz gücünü temsil eder. Bütün İslam coğrafyasında sadece bizim yaşadığımız topraklar bunu 1000 yıldır sürdürmesi hasebiyle özeldir. Tarihte İslam’ın öz gücünü oluşturan bu topraklarda İslam’ı suç saymak, Müslümanları hapse koymak… Bunu hepimizin düşünmesi gerekiyor.

Sözlerine kendi cezaevi deneyimine değinerek devam eden Turan, “İmam Hatip mezunuyum. Eğitimciyim. Babam molladır. Hayatım boyunca çok konuştum ve bütün konuştuklarım hakkımda yargılama dosyası oldu. 2o yıldır yargılanıyorum. Bana yaptıkları tek suçlama ‘Sen şunları, şunları söylemişsin’ den başka bir şey değil.” dedikten sonra Türkiye’de herhangi bir düşünceden ötürü kolaylıkla yargılanıp mahkûm olunabileceğini sözlerine ekledi.

“Müslüman mahpuslar cezalandırılmak maksadıyla uzak hapishanelere zorunlu sevk adı altında sürgün ediliyor. Bugün en yoğun yaşanan mağduriyetlerin başında bu sürgün meselesi geliyor.”

En son Kandıra F Tipi Cezaevi’nde hapislik yaşadığını ifade eden Turan, 90’lı yılların fiziki işkencelerin ve kötü muamelenin bol olduğu manzarasından bugün bahsedilemeyeceğini ancak, tecridin eskisinden daha yoğun bir şekilde sürdüğünü gözlemlediğini belirtti. Turan, son yıllarda oldukça yoğun yaşanan sürgün meselesine değinerek “Zamanında Karadenizli bakanlarımız istihdam olsun diye Karadeniz şehirlerine irili ufaklı hapishaneler inşa ettirmişler. Ama buralarda o bölgenin insanından ziyade başka yörelerden getirilen tutuklular kalmakta. Özellikle ailesi Doğu’da, Güneydoğu’da yaşayan Müslüman mahpuslar cezalandırılmak maksadıyla Karadeniz’deki uzak hapishanelere zorunlu sevk adı altında sürgün ediliyor. Bugün en yoğun yaşanan mağduriyetlerin başında bu sürgün meselesi geliyor.” şeklinde durumu özetledi. Söz gelimi Diyarbakırlı bir mahpusun ailesinin Trabzon’a sürekli gitmesinin açık bir zulüm olduğunu ifade eden Turan böylelikle, ailelerin de bir şekilde cezalandırıldığını savundu.

Adli mahpuslarla kıyaslandığında siyasi mahpusların şartlarının daha ağır olduğunu, adli mahpusların haklar konusunda siyasi mahpuslardan daha iyi şartlarda olduklarını belirten Abdulkadir Turan sözlerini şöyle sürdürdü: “Siyasi mahpuslar adil bir şekilde yargılandığını düşünmüyorlar. Ağır cezalar vermenin suçu engelleyeceği zannediliyor. Oysa suçlar ancak adalet gerçek manada işletildiğinde engellenebilir!

“F tipinde her yer ‘siz suçlusunuz!’ diyor. Her ayrıntı adeta bunu hatırlatmak için tasarlanmış.”

F tipi cezaevlerinden de bahseden Turan, F tipi sisteminin bir zulüm olduğunu müşahade ettiğini ifade etti. Turan, F tiplerinin tasarlandığı standartların altında faaliyette olduğunu, örneğin 3’erli olmak üzere en az 9 mahpusun bir arada olacağı şeklinde tasarlandığı halde uygulamada bunun bile engellendiğini sözlerine ekledi. F tipi sisteminin hiçbir insani yönü olamayacağını vurgulayan Turan, tecrit kavramını daha yoğun işlememiz gerektiğini belirterek “F tipinde her yer siz suçlusunuz diyor. Her ayrıntı adeta bunu hatırlatmak için tasarlanmış. Sürekli gözetim altındasınız. Herhangi bir hakkınız varsa dahi kullandırılmamaya çalışılıyor” dedi.

“Cezaevindekiler sizden ‘selam’ bekliyorlar.”

Son olarak mahpuslarla dayanışmanın önemine vurgu yapan Turan şunları söyledi: “Onlara mektup yazmak, onları ziyaret etmek, onlarla hasbihal etmek gerçekten çok önemli. Cezaevindekiler sizden ‘selam’ bekliyorlar. Bunu önemsemek lazım.

Programın sonunda Av. Kaya Kartal, Abdülkadir Turan’ın sevklerle ilgili yaptığı vurguya değinerek bu konunun çok önemli olduğunu ifade etti. Sevklerin mahpusun haklarının yanında, olmayan suça olmayan cezalar üretmesi bakımından hukuka ve insan haklarına aykırı bir sonuç meydana getirdiğini sözlerine ekleyen Kartal, zorunlu sevk uygulamasının olumsuz sonuçlarını “Aileler mahpuslarla birlikte suç işlemiş gibi değerlendirilip mahkemesiz, kanunsuz sadece keyfi bir uygulamayla cezalandırılmaya çalışılıyor.” şeklinde açıkladı.

Söyleşi katılımcıların sorularının cevaplanmasının ardından sona erdi.

Söyleşi ile ilgili linke buradan ulaşabilirsiniz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s